ahmetturkan.gen.tr

HAYATTAN DERSLER

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Gecelerimizi kuşatan sırlı ayetler !!!

e-Posta Yazdır PDF
Çoğumuz bu duanın sırlı ayetlerine sığınırız gecenin şerli karasına karşı... Peki neden Ayetel Kürsi'yi okumamız öğretilmiştir bize?

Bir çoğumuz gece yatmadan önce okuruz Ayetel Kürsi'yi... O'nun sırlı ayetlerine sığınırız gecenin şerli karasına karşı... Peki neden Ayetel Kürsi'yi okumamız  öğretilmiştir bize? Nedir Ayetel Kürsi'deki sırlı mana? Merak ediyorsanız, işte Ayetel Kürsi'nin sırlı manasına yolculuğumuz başlıyor...

AYETEL KÜRSİ HAKKINDA RESÜL-U EKREM (SAV) NELER DEDİ?

-Geceleyin inmiş olan bu Ayet-i Kerimeyi, Efendimiz (SAV), Zeyd'i (RA) çağırarak yazdırmıştır.


-Ayet-el Kûrsi indiğinde, dünyadaki bütün putlar ve krallar yere düşmüş ve başlarındaki taçları yuvarlanmıştır.


Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Mart 2026 06:04 Devamını oku...
 

Şükran duyduklarınızı bir günlüğüne kaydedin

e-Posta Yazdır PDF

İllinois Üniversitesi’nden Diener ve Seligman bir araştırma yapıyor ve kendini mutlu eden insanlara mutluluk kaynaklarını soruyor. Araştırma sonuçlarına göre en büyük mutluluk kaynağı, bakın ne çıkıyor?

Haber 7 yazarlığımın başladığı günden bu yana mutluluk üzerine yazıyorum. Beş aya yaklaşan süre içinde aynı konuyu ele almanın bir iyi bir de kötü yanı var. İyi yanı, okuyucuların aynı konu üzerinde birçok başlıkta okuma yaparak derin bir bilgi birikimine ve geniş bir bakış açısına sahip olması. Peş peşe okunan yazılar insana bir konuda daha geniş bir bakış açısı kazandırabiliyor. Aynı konuda peş peşe yazmanın kötü yanı ise konunun bir süre sonra okuyucuya sıkıcı gelmesi ve yazarın kendini tekrar etme tehlikesi.

Bu hafta ve önümüzdeki hafta mutluluk üzerine yapılan araştırmaları sizlerle paylaşmayı ve sonrasında pedagog sıfatıyla çocuk eğitimi üzerine bir yazı dizisi ele almayı düşünüyorum. Şimdi bilimsel araştırmaların mutluluk konusunda neler bulduğunu beraber inceleyelim.

Devamını oku...
 

Kadının tahtı sallanırken

e-Posta Yazdır PDF

Tahtı mı vardı ki kadının? Ne zaman tahta geçmişti zamanımızın cins-i lâtifi? Birçoğumuz kadının dünyanın en zarif saraylarının inşasında önemli bir sebep olduğunu kabul etmeyiz. Köşklerin, malikânelerin ve hatta konak ve villaların temelindeki kadın harcını gözardı edenler, şu dünya hakikatini bilmiyorlar.

Dünyanın bütün saray ve malikâneleri çevreleriyle birlikte cennete benzetilmeye çalışılır. Kadının cennet köşklerinden dünyaya indiğini kabul ettiğimizde, yaratılışından itibaren kadının taht ve taç sahibi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

İmtihan gereği nefis devreye girmiş. Tattırılmış cennetten dünyaya iniş bir vazifelendirme imiş. Fakat tahta giden koridor yeniden çizilmiş ve şartlara bağlı olarak yeniden yükselişe başlamış kadın. Havva anamızı Adem babamızdan çok farklı yaratan Rabbimizin; letafet, zarafet ve nezaketinden, zayıf ve nahif fıtratından dolayı ona ayrı bir değer, ayrı bir koruma ve apayrı bir hayat tarzı bahşettiğini bilemeyenler, kadını tanıyamadılar. Tabir caizse onu pozitif

Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Mart 2026 06:04 Devamını oku...
 

KAİNATIN DİLİ

e-Posta Yazdır PDF

Gizli bir dili, bütün bilinemezliğinin içinde gizli bir düzeni var kâinatın.

Önceki gece ben eve dönerken erguvan ağaçları, yeni yeni yapraklanmaya başlayan, henüz baharın coşkusuna ayak uyduramamış, kış hüznünü dallarında taşıyan mahzun ağaçlardı, sabah çıktığımda ise hepsi, sadece kendi isimleriyle anılan o “erguvan rengi” çiçekleriyle donanmış, insanı şevke getiren, heyecanlandıran neşeli ağaçlara dönüşmüşlerdi.

O “gizli emir” onların hepsine birden aynı gece “çiçeklerini açmasını” söylemişti.

Hayatın bir yanında büyük bir karmaşa, bir yanında ise sarsılmaz büyük bir düzen vardı.

Gezegenler hep aynı yönde dönüyor, erguvanlar hep aynı günde açıyor, karıncalar hep aynı günde ortaya çıkıyordu.

Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Mart 2026 06:04 Devamını oku...
 

İsmail Olmak mı Zor? Yoksa İbrahim Olmak mı?

e-Posta Yazdır PDF

Ruhlar aleminden geldik. Dünyadaki misafirliğimizden sonra yeniden ebedi aleme döneceğiz. Atamız Hz. Adem (a.s) cennette yaşıyordu. Sonradan yeryüzüne indirildi. Yani insanoğlu aslında cennet için yaratılmış. O sebeple dünyadaki hiçbir şey onu tatmin etmiyor. Kalbinde Allah sevgisinin ötesini hisseden her mü’min, bir hasret içinde, garip gibi yaşıyor bu alemde. Efendimiz (s.a.v)’in buyurduğu gibi: “Dünyada bir yolcu veya garipmiş gibi yaşayın.”

Yunus da o aşıklardan biri; hep büyük bir alem içinde...


Milk-i bekâdan gelmişem
Fâni cihanı neylerem
Ben dost cemalin görmüşem
Hûr-i cinânı neylerem

Devamını oku...
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

REKLAMLAR

Web Site Tasarımı

Yönetim Panelli Website Tasarımlarınız için

0532 307 60 09

 

 

İSTATİSTİKLER

OS : Linux c
PHP : 5.3.29
MySQL : 5.7.43
Zaman : 06:04
Ön bellekleme : Etkisizleştirildi
GZIP : Etkisizleştirildi
Üyeler : 31076
İçerik : 1261
Web Bağlantıları : 2
İçerik Tıklama Görünümü : 3032646

Haberler

 

Eydirme gül yüzünü

Boyun bükmeye değmez…

Gülerken ağladığını,

Mutlu olanlar bilemez…

Saçlarına düşse de,

Yüreğine ak düşmez…

Hep gül dostum,

Bizim gibiler ölmez…