ahmetturkan.gen.tr

HAYATTAN DERSLER

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Bilinenler Ya da Bilinmeyenler

e-Posta Yazdır PDF



Herkes Biliyor ki!

Batı'yı yeteri kadar tanımayanlar, Fransa Senatosu'nun sözde Ermeni soykırımını inkâr edenlere mahkumiyet getiren yasayı reddeceğini zannediyorlardı. Halbuki Batı iki yüzlüdür; menfaatleri neyi gerektiriyorsa, ona göre şekil alır. Bir Müslüman'ın, hele bir Türk'ün onlardan adalet beklemesi abesle iştigal.

Ermeni soykırımının olup olmadığına dair en doğru cevabı Harbord Raporu vermiştir. Ermeniler o rapordan kesinlikle bahsetmezler. Olaylar tazeyken, araştırma imkânları bakımından her şey uygunken Ermeni diasporası soykırım iddiasını dünyanın gündemine taşımak istedi. Güçleri yetmeyeceğinden bunu bir Hıristiyan süper güce mal etmeyi akıllıca bir yol olarak seçtiler. ABD'de yok denecek kadar az sayıdaki Müslüman'ın hükümet nezdinde herhangi bir ağırlığı olmayacağını hesap ettiler ve Başkan Wilson konuyu benimsedi. Başında ABD Genelkurmay Başkanı General Harbord'un bulunduğu tarihçilerin, sosyologların, sosyal psikologların oluşturduğu bir heyeti araştırma yapmaları için görevlendirdi. Heyet Paris'e gitti; Türkiye'den kaçan Ermenilerle görüşmeye başladı. Temaslarında heyet abartıyı, istismarı teşhis eder. Ülkemize gelirler; olayın geçtiği yerlerde dolaşırlar; araştırma yaparlar ve Başkan Wilson'a "Harbord Raporu"nu sunarlar; “Soykırım olmadığını, iki halkın karşılıklı vuruşmasının gerçekleştiğini” belirtirler.

Soykırım iddiasının üzerine İngilizler Malta'da mahkeme kurdular. İttihat ve Terakki'nin ileri gelenleri teşvikçi olarak suçlandılar; savunmaları sonucunda hepsi beraat ettiler. Bu mahkemenin İstanbul'daki ayağında ise bazıları mahkum oldu. Ama cümle âlem biliyor ki, o mahkum edilenler suçlu değildi; verilen cezalar, Avrupa'ya "Suçluları cezalandırdık, üzerimize gelmeyin!" demek içindi.

Soykırım iddiasını Toynbee "Mavi Kitap"ıyla gündeme taşımıştı. Almanları suçlamak için, onların telkiniyle Osmanlı'nın bu işi yaptığını iddia ediyordu. I.Cihan Harbi sona erince İngiltere, Almanya'ya bu suçlamanın savaş şartlarının bir ürünü olduğunu bildirdi.

“Ermeni Diasporası dâhil herkes biliyor ki; soykırım olmamıştır!” Ama bütün dünyaya dağılan Ermeniler bir düşmana karşı zinde tutulmalıdırlar. İşte bu görevi Diaspora üstlendi, bu meseleyi sürekli gündemde tutuyor, Batılı devletler de Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için ellerine bir koz geçirmiş oluyorlar. Bizim liberaller de Batı ile dirsek teması sağlayacak bir malzemeye sahip olmanın keyfini sürüyorlar. Sık sık da; "Soykırım yaptık, kabul etsek ne olur?" diyorlar. Bazıları da kendi geçmişiyle yüzleşip kızarmamak için olayı soykırım değil de facia olarak değerlendiriyorlar.

Vicdan ve idrak sahibi şu soruların cevabını arar: Osmanlı neden en güçlü zamanında Ermenileri yok etmedi de dramatik günlerinde satırı eline alıp doğramaya başladı? Hangi milletin içinde şehirlerde yaşayan % 1 kadar azınlık, varlığını 500 yıl sürdürebilmiştir? Böyle bir millet bağrında yaşattığı o azınlığı niçin kılıçtan geçirir?

Öyle anlaşılıyor ki; soykırım yasalarından sonra Ermenilerin toprak taleplerinin geleceğinden korkuluyor. Dünya kamuoyunu hazırlamaya çalıştıkları doğrudur. Aslında toprak talep etmek için bunlara gerek yok; kuzuyu yemeyi kafasına koyan kurdun bahane bulması gibi onlar da her türlü şeyi bahane edebilirler. Biz toprağımızı kültürümüzle koruyacak durumda değilsek, bizden Ermeniler de, başkaları da toprak ister. Ne demiş şair: "Hazır ol cenge, isterisen sulh-u salâh!" Gerisi boş lâf!












Zahide Kardeşimizin Gönderdiği

http://img191.imageshack.us/img191/6530/35221420583762912174734.jpg

Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü..
inşirah/2




alt







http://img46.imageshack.us/img46/3374/26183359196844475582399.jpg

Ey insanlar!
Görüyorum ki, evleriniz Rum kayserinin evlerine,
Lükse hayranlığınız Kisra‘nın tutumuna,
Servet peşinde koşmanız Karun‘un anlayışına,
Saltanatınız Firavun‘un saltanatına,
Nefisleriniz Ebu Cehil‘in nefsine,
Gururunuz Ebrehe‘nin gururuna,
Yaşayışınız Sefihlerin yaşayışına benziyor


Allah için söyleyin!
Muhammedî olanlar nerede..!?
Yahya bin Muaz r.a



alt







http://img714.imageshack.us/img714/2416/17989413994213251301820.jpg

Bir kalpte Allahü teâlâya olan aşk ateşi yok ise, o kalp ölü bir leş eti gibidir.
Ama aşk ateşi varsa, o kalp, zât-ı ilahînin ve nîmetlerinin aynası hâline gelir.
Behâeddîn Zekeriyyâ -Hindistanlı Velî
-


alt







http://img835.imageshack.us/img835/9439/22358297674950177250023.jpg

Yakınmamalıyız..biliyorum , yakısmaz
ama nasıl da körsünüz dayanamıyorum...
Oruç ARUOBA



alt







http://img577.imageshack.us/img577/5075/22940220198724317086519.jpg

doğrular kimin umurunda?
bir yanlış yapmaya gör,
nasıl da fark eder insanlar seni.
Sait Köşk


alt







http://img215.imageshack.us/img215/1903/94261889617100101602115.jpg

Tilkinin biri, gün doğarken gölgesine baktı:

"Öğlene bir deve yiyeceğim bugün" dedi.


Ve bütün sabah deve arayarak dolaştı durdu. Öğle vakti gölgesini bir kez daha görünce, dedi ki:


"Fare de olsa yeter bana."

İnsanoğlu! Gündoğumunda ki gölgeni,  boyun mu sandın?





alt









http://img13.imageshack.us/img13/748/29287400830554100587329.jpg

sorarlarsa,
"ne iş yaptın bu dünyada?" diye,
rahatça verebilirimyanıtını:
"yalnız kaldım. kalabildim!
altı milyarın arasına doğdum.
ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..'
Hakan Gunday - Kinyas ve kayra


alt








http://img29.imageshack.us/img29/5072/27764143568598008214709.jpg

kalbinde çözülmeden kalan herşey için sabırlı ol.
soruların kendisini sevmeye çalış, kilitli odalar ve yabancı lisanda yazılmış kitaplar gibi. cevapları şimdi arama.
şu anda cevaplar sana verilemez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın.
Bu, herşeyi yaşama meselesidir. Şu anda senin soruyu yaşaman gerekiyor.
Belki daha ileride farkına bile varmadan,
günün birinde kendini cevabını yaşarken bulacaksın.
Sen Ölünce Kim Ağlar / Robin Sharma



alt









http://img201.imageshack.us/img201/1252/aysimoda1326975902123.png

Sıkıntı yapmayın anlaşılmayan ruhlara deli demek adettir.
Peyami Safa





alt










http://img820.imageshack.us/img820/8475/99351116219437460158620.jpg

Ben sana denize açılma demiyorum.
Açılacak olursan tufana bile katlan, diyorum.
Sadi-i Şirazi



alt









http://img577.imageshack.us/img577/8384/42407910150562565958394.jpg

Ne anlatıyor diye eğildim ve dinledim; zaman dedi, zaman tükeniyor...





alt






http://img856.imageshack.us/img856/3982/75621475052159104832244.jpg

Küçük bir odada, bir kitap yığınının ortasında oturuyorum; hassas ve dikkatliyim. Bir sürü katille, sayısız suçla, her bir kelimeye kafa yoran filozoflarla, yakıcı sevda hikayeleriyle, sonu kötü bitmiş maceralarla, yarım kalmış heveslerle, kana bulaşan şiirlerle baş başayım.
Ali Ayçil / Yenilgiden Dönerken


alt

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 Eylül 2021 20:41  

REKLAMLAR

Web Site Tasarımı

Yönetim Panelli Website Tasarımlarınız için

0532 307 60 09

 

 

İSTATİSTİKLER

OS : Linux c
PHP : 5.3.29
MySQL : 5.7.35
Zaman : 20:41
Ön bellekleme : Etkisizleştirildi
GZIP : Etkisizleştirildi
Üyeler : 31076
İçerik : 1202
Web Bağlantıları : 2
İçerik Tıklama Görünümü : 1636731

Haberler

RABBİM VERMEK İSTERKEN, BEN NEDEN İSTEMEYEYİM...

AHMET TÜRKAN